Kalça Protezi

Hangi hastalıklarda kalça protezi yapılması gerekir?
Kalça protezinin en sık kullanıldığı durumlar kalça ekleminin osteoartriti (kireçlenmesi)'dir. Osteoartrit sebebi bilinmeyen bir şekilde gelişebileceği gibi kalça bölgesi kırıklarından sonra, kalça eklemini oluşturan femur kemiğinin üst ucundaki kemik ölümüne, eklem iltihaplanmalarına veya bazı romatizmal hastalıklara bağlı olarak da gelişebilir. En sık sebebi yaşa bağlı gelişen kıkırdak aşınmasıdır. Kemik ölümünün ise birçok farklı sebebi olabilir. Ayrıca gelişimsel kalça displazisi (doğuştan, çocukluktan gelişen kalça çıkığı) hastalığında da eğer kontrol edilemeyen ağrı varsa ileri yaşta tedavi seçeneği kalça protezidir.
Kalça ekleminin osteoartriti eğer çok ilerlememişse ve hastanın günlük yaşam işlevlerini bozan düzeye ulaşmamışsa öncelikle ağrı kesici ve yangı giderici ilaçlar, fizik tedavi uygulamaları gibi tedaviler denenmelidir. Ancak bu tedavilere karşın yakınmaları artarak devam eden veya çok ilerlemiş hastalarda protez tedavisi gerekli olabilir.
Kalça protezi ayrıca kalça eklemini ilgilendiren bazı kırıklarda da, yaşlı hastalarda kullanılır. Çoğunlukla parsiyel denilen, kısmi kalça protezi kırık tedavisinde yeterlidir.

Ameliyat süreci nasıldır?
Ameliyat kararı alındıktan sonra hastaneye yatırılarak tetkikler yapılır. Eşlik eden hastalıklar (şeker hastalığı, hipertansiyon, kalp ve akciğer sorunlar vs) açısından değerlendirilerek gerekli görülürse ilgili bölümlerin görüşleri istenir.
Ameliyat belden uyuşturularak (spinal, epidural anestezi), blok anestezileri veya genel anestezi ile yapılır. Ameliyat sırasında ağrı duyulması söz konusu değildir.
Eklemin bozuk kısımları çıkarılıp yuva hazırlanarak metal, eklemli protez yerleştirilir. Protez birkaç parçadan oluşmaktadır. Bu parçalar metal, plastik ve seramik gibi materyallerden oluşmaktadır ve hangi materyalin kullanılacağına hastanın yaşı, kemik durumu, aktivitesi gibi kriterler göz önünde bulundurularak karar verilir.
Kalça protezi kemik çimentosu denilen bir dolgu maddesi kullanılarak veya çimentosuz olarak uygulanabilir.

Ameliyattan sonraki süreç nasıldır?
Ameliyatın bitiminde hasta odasına alınır. Ağrı kesiciler, koruyucu antibiyotik ve kan sulandırıcı ilaçlar verilir. Epidural anestezi yapıldıysa genellikle hastanın kendisinin de kontrol edebildiği bir ağrı kesici sistemi (PCA) uygulanabilmektedir.
Ertesi gün yara yerindeki kanın dışarı alınmasını sağlayan dren çekilir, yara pansumanı yapılır ve hastanın genel durumu, kan değerleri, tansiyonu uygunsa ayağa kaldırılır. Bir yürüteç (walker) yardımıyla ameliyatlı kalçasına da tam yük verdirilerek yürümesi sağlanır. Tuvalete gidebilir, koltukta oturup yemeğini yiyebilir. Daha sonraki günlerde hasta az yardım alarak yataktan kalkıp yürüteçle yürüyebilir haldedir. Ameliyattan sonraki üçüncü gün tıbbi durumu uygunsa hastaneden taburcu edilebilir. 20-21. günlerde dikişleri alınır, varis çorapları çıkarılır. 6. haftada kontrole çağırılır. Genellikle 4-6 haftada hasta yürüteci bırakarak bağımsız yürür hale gelir.

Kalça protezinin riskleri nelerdir?
Her ameliyatın olduğu gibi kalça protezi ameliyatının da riskleri vardır. Bu riskleri belirleyebilmek için hasta ameliyat öncesinde detaylı değerlendirilir ve ek riskler araştırılır.
Ameliyat ve anesteziye bağlı riskler dışında enfeksiyon, toplardamarlarda pıhtı oluşumu, protezin yerinden çıkması ve protez gevşemesi başlıca komplikasyonlardandır.
Enfeksiyon gelişimini önlemek için ameliyathane ortamında yeterli önlemler alınır ve hastaya ilk dozu ameliyattan önce olmak üzere 24-48 saat süreyle koruyucu antibiyotik verilir. Ayrıca hastanın ameliyattan sonraki 2 yıl içinde girişimsel işlemlerden (diş çekimi, böbrek taşı tedavisi gibi) önce ve sonra antibiyotik alması önerilir. Tüm önlemlere karşın cerrahi sırasında gelişen veya ameliyattan sonra vücudun başka bölgesinden kan yoluyla protez bölgesine mikropların ulaşmasıyla enfeksiyon gelişme olasılığı vardır. Bu oran genel olarak % 2.5 civarındadır.
Toplardamarlarda pıhtı oluşumu bacakla ilgili ameliyatlardan sonra veya uzun süre hareketsiz kalmaya bağlı olarak gelişebilen bir durumdur. Bazı hastalarda pıhtı oluşumuna yatkınlık da olabilir. Bu sorundan korunmak için de ameliyattan sonra pıhtı oluşumunu önleyici ilaçlar verilmekte ve taburcu olduktan sonra da bir süre ilaca devam edilmektedir. Ayrıca ameliyat sonrasında hastaya varis çorabı giydirilerek pıhtı oluşumunun engellenmesi amaçlanır.
Protezin yerinden çıkması kas dengesizliğine, ameliyat yöntemine ve hastanın düşme gibi darbeler almasına bağlı olabilir. Çıkık olasılığı % 3 civarındadır. Çıkık geliştiği taktirde ise kapalı olarak yerine yerleştirilebilir, ancak protez parçalarının pozisyonunun değişmesi gerekiyorsa yeniden ameliyat edilir.
Protez gevşemesi günümüz teknolojisiyle üretilen protezlerde, cerrahi yöntem de uygun yapıldıysa nadiren görülür. Protezler enfeksiyon, çıkık gibi ek sorunlar görülmediği taktirde oldukça uzun ömürlüdür.